Gelecek Turizmde Blog

1/10/2017

Bu turda bilmediğiniz Kapadokya var

NİLAY ÖRNEK

 

Sanatçı, akademisyen Murat Germen'in geçtiğimiz sene (2016) Cappadox bünyesindeki 'Matris #2' başlıklı çalışma ve ona bağlı olarak hazırladığı ‘Yaşayan Kültür Algı Haritası’ alternatif turizm için çok zihin açıcı olabilir

 

Özellikle fotoğraf sanatında eserler veren Murat Germen, iki yıldır, Kapadokya'da yapılan Cappadox adlı festivalin sanat ayağında önemli bir rol üstleniyor.

2015'te Kapadokya’nın güncel sosyokültürel yapısını alt/orta/üst dünyalar olarak katmanlandıran Germen, çeşitli tüketim kültürü biçimlerinin yarattığı yabancılaştırılmış Kapadokya imgesini sorgulamıştı.

Bu sanatsal cümle için üzgünüm ama tam yaptığı bu açıkçası:)

Baside indirgersek, Kapadokya'da ya da başka turistik bölgelerde, hatta turistik olmayanlarda bile kendimize belli imgeler yaratıyor ve o bölgeyi, sonradan klişeye dönüşen o klasik simgelerle adlandırıyoruz. Ve hep onlar üzerinden yürütüyoruz.

 

YAŞAYAN TURİZM YERLERİ

Oysa mesela Sultanahmet'te gezerken camilerin, çeşmelerin, anıt ve müzelerin yanı sıra orada belki 120 yıldır ayakkabı tamiri yapan bir esnafın dükkânı , bir fırın ve hatta bir arka sokağın kendisi bile bir dokuyu tamamlayan öğeler olabilir.

Germen 2016 yılında Cappadox için bunu yaptı!

Kapadokya'nın gerçek karakterini algılamayı ve sindirmeyi imkansız kılan hızlı turistik turlara alternatif olarak, yaşayan kültürün gerçek ve samimi ruhunu deneyimleme ihtiyacını göstermek amacıyla bir çalışmaya imza attı.

 

 

FOTOĞRAFLI BİR HARİTA YAPTI

Sanatçı, yerel kültürün vazgeçilmez bileşenleri olan ve genelde turların uğramadığı olağandışı mahallere, bağımsız ve bireysel olarak varabilmek üzere çeşitli rotalar önerdi.

Toplu taşıma, özel araç, bisiklet ve yürüyüş rotaları barındıran pusula niteliğindeki algı haritası, arka yüzündeki fotoğraflarla, çeşitli varış noktalarını görsel olarak seçme imkânı da sunuyordu.

 

 

KEMAL TAHİR VE YILMAZ GÜNEY DE ORADA KALDI

Benim hâlâ uğranılan mekanlardan oluşan kartları ve haritasını sakladığım turda öneriler noktalar arasında 'peri bacasında konuşlanmış' bir karakol da var, Ortahisar'daki eski Hüseyin Galip Efendi Halı Kütüphanesi binası da... (Halı kütüphanesi, adı bile akılda güzel şeyler oluşturmuyor mu?)

Uçhisar'daki bazı çeşmeler de var, kullanılmayan bir değirmen taşı da...

Bir dönem Kemal Tahir ve Yılmaz Güney'in de kaldığı bir hapishane binası olarak hizmet veren, filmlerin de çekildiği Meryem Ana Kilisesi de var, çok güzel seramik ve takı atölyeleri de...

Tabii sanatçı bakışı ve görüşü farklı ama sanırım bizim de yaşadığımız yerlere biraz daha öyle bakmamız, alternatif gezi, değerli yerler, turizm rotaları çıkarmamız gerekiyor.

Murat Germen'in rotasıyla bir Kapadokya gezisi de harika olabilir.

Yaşayan kültür rotalarını gezmek daha iyi olmaz mı?