Gelecek Turizmde Blog

11/21/2016

İster Kalimera İster Kalispera sonunda Nefes aldıran ada; Patmos

HANZADE ACAR

Bu denizatı şeklindeki Kutsal Patmos olarak adlandırılan ada görmeye gitmeye çok da kolay olmayan safhalı yolculuğu gerçekleştirmeye gerçekten değer…

 

Holly Patmos’a Hoşgeldiniz!

Patmos hem kendi zengin hem gönlü zengin şahsına münhasır bir ada. Kiklad mimarisi ile yapılmış kar beyaz evleri, renklerin ahenkli dansını çağrıştıran kepenkleri, taş yolları, mis gibi okaliptüs kokan avluları, manzaraya doyamayacağınız terasları ile Ege Denizi ile saklanbaç oynayan ada Patmos…Onu bulmayalım diye adeta saklanan adaya ebe demeye hazır mısınız ? 

 

 

Yıllardır pek çok adaya seyahat ettim Patmos kadar tazeleyen, nefes aldıran, karmaşadan uzaklaştıran bir adaya rastlamadım. Esen rüzgarın alameti midir? Kekik kokan dağların kerameti midir? Bilemem ama tek bildiğim Patmos’a ayak basmak ona tekrar gitmek için oldukça büyük bir neden.

Patmos ya da diğer adı ile Batnaz Ege Denizi’nde küçük bir ada. 3000 kişi nüfusu, 35 km2 yüzölçümü ile sempatik ve özel bir ada. Adaya Kuşadası ve Bodrum’dan ulaşılabiliyor. Eğer Kos’ta kısa bir mola vermek ve Patmos’a giderken Kalymnos, Leros ve Leipsi adalarını feribottan da olsa bir izlemek isterseniz Bodrum’dan yola çıkmak oldukça keyifli.  

Patmos’un şehir merkezi Scala ve ilk olarak ayak basılan yer de burası. Skala küçük meydanı, elit kahve dükkanları, birbirinden şık ve özel tasarım butikleri ile oldukça sevimli ve kolay keşfedilebilen bir merkez. Binalar beyaz, yerler pırıl pırıl taş, duvarlar yer yer eski tuğlalarla örülü burası gerçek mi yoksa ben bir filmin bir sahnesinde miyim diye düşündürecek kadar duru ve temiz. Scala’da kahve lezzetli, mangolu dondurma enfes, Symi karidesi diye adlandırılan leblebiden biraz büyükçe çıtır çıtır çerez gibi kabukları ile yenen karides ise şahane.

 

   

Patmos bir o kadar bohem, bir o kadar kozmopolit. Kendi ritmi olan bir ada ve her gün biraz daha sizi ritminin içine doğru çekiyor. Skala’yı merkez olarak aldığınızda özellikle sağ tarafa giden yolu izlerseniz yol sizi dünyanın en güzel koylarından biri seçilen Grikos’a doğru büyülü bir yolculuğa çıkarıyor. Yol boyunca muhteşem Ege Denizi manzarası, keçilerin çıngırak melodileri , sürpriz bir şekilde karşınıza çıkan bembeyaz ve mavi çatılı minyatür kiliseler, çam ağaçlarının arasından sürpriz yapıp denizin ortasında beliren ihtişamlı yolcu gemileri ve eski bir garajın köşesinden aniden beliren bir gurme restaurant. İşte Patmos böylesine sade ve aynı zamanda görkemli. Yürümeyi seviyorsanız Skala’dan 3,5 km çok keyifli bir yürüyüş ile Grikos’a varabilirsiniz. Taksi ile de gidebilir ve hatta motorsiklet veya atv kiralayabilirsiniz. Adada sürücüler son derece saygılı ve motorsiklet kiralamak bir o kadar güvenli. Yolun kenarından yürüseniz dahi hiç kimse size yakın mesafeden geçmiyor ve en güzeli de adada kaldığınız süre içinde korna sesi duymuyorsunuz.

Grikos Koyu duru, sakin ve rüzgarsız. Deniz o kadar berrak ki yüzerken farklı büyüklüklerdeki balıklar size eşlik ediyorlar. Grikos Koyu’nda bulunan Patmos Aktis Hotel dinlenmek için nefis bir adres. Akşamüzeri dalgaların sesi eşliğinde sıcak bir kahve, yemek sonrası ay ışı ile dans eden canlı bir ezgi, gece ateş böceği sesleri ile deliksiz bir uyku ve gerçek yıldızlı servis Patmos Aktis’e uğramak için yeter de artar bile.

Adada daha pek çok irili ufaklı plaj var, hepsi de gürültüden uzak, serin sulara yakın, rüzgarın hafif esintisi ile keyif alacağınız kumsallar. Bir araba kiralayın ve her gün farklı bir plajı ziyaret edin. Patmos’un o ritminin içine nasıl çekildiğinizi hissedeceksiniz. Lampi’de renkli çakıl taşları, Kampos’ta su sporları, Sapsila’nın sıcak suları ve her gün için bir yeni adres Agriolyvadi, Petra, Lyvadi Geranou, Meloi ve Vaghia. Hepsini alabilirsiniz işte nefes veren ada Patmos!

 

 

Nerede kalmıştık?…Grikos Koyu’ndan çıkıp kendinize güveniyorsanız 4,5 km lik dağa tırmanarak yapılan yürüyüş ile masal kasabası Chora’ya (Hora) varabilirsiniz. İlk gidişte gerçek olduğundan şüphe ediyorsunuz. Öyle mükemmel ki…Hora olarak okunan bu sevimli merkez aslında adanın eski şehir merkezi. Bazı sokaklar o kadar dar ki sadece tek bir kişinin geçmesine müsaade ediyor. Tam bir film dekorunu andıran meydanında gündüz sadece tahta sandalyeler akşam ki dost misafirlerini bekliyor. Gece o sevimli küçük meydan “Sahne” komutu ile hareketleniyor.  Havada kahve kokusu ve Yunan ezgileri ile Hora sizi dost olmaya çağırıyor.

Alışveriş severler için Hora’da pek çok seçenek var, geleneksel çanlar, seramik kupalar, nazarlıklar, yerel tasarımcılara ait tekstil ürünlerine keyifli bir ziyaret yapabilir , Hora’da bulunan teras lokantalarda kahve eşliğinde leziz bir cevizli baklava ile gününüzü tatlandırabilirsiniz.  

Aslında Patmos’un ve özelinde Hora’nın çok daha farklı bir anlamı var. Patmos’un tepesinde yer alan Hora’da 12.yy a ait devasa büyüklükte bir manastır var. Aziz John Manastırı ile aslında Hora çam ağaçları ve girişte sizi selamlayan üç rüzgar değirmeni ile bir vaha…

Aziz John, Yeni Ahit’in son bölümü olan ‘Apocalypse of John’ ya da ‘Book of Revelations’ kitabını Hora’da bir mağarada yazmış, her yıl özellikle Ağustos ayında binlerce Hristiyan Hac görevini yerine getirmek üzere Patmos adasını ve özellikle Aziz John Manastırı ve mağarasını ziyaret ediyor.

Adanın adeta meditasyon yaptıran havası pek çok ünlüyü de kendine aşık etmiş. Julia Roberts, Richard Gere ve daha pek çok ünlü adadan ev alıp çoktan meditasyon yapmaya başlamışlar bile.

Patmos sorumlu adalıların ve sorumlu turistlerin adası.Temizliği, gürültüden uzak sadece suyun sesini duyacağınız plajları, kekik kokan havası ile ruhunuzun tazelendiği bir geziye hazır mısınız ? O zaman istikamet Patmos…

Patmos’a gidiş adeta alıp başını ağların kokusunun ardından bir gidiş. Aynı Orhan Veli’nin dediği gibi…

 

Gün olur, alır başımı giderim, 
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda. 
Şu ada senin, bu ada benim, 
Yelkovan kuşlarının peşi sıra. 
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz; 
Çiçekler gürültüyle açar; 
Gürültüyle çıkar duman topraktan. 
Hele martılar, hele martılar, 
Her bir tüylerinde ayrı telaş!... 
Gün olur, başıma kadar mavi; 
Gün olur başıma kadar güneş; 
Gün olur, deli gibi... 

Patmos’ta görüşmek üzere

ANDİYO…