Gelecek Turizmde Blog

1/5/2017 2

Soğuk görünümlü sıcacık ülke: İzlanda

ORÇUN DALARSLAN

 

İzlanda, Atlas Okyanusu’nun en kuzeyinde, Avrupa ve Amerika kıtalarının tam ortasında yer alıyor. Bu kendine has ada ülkesine en yakın toprak parçası ise yaklaşık 300 km mesafedeki, buzullarıyla ünlü Grönland. Belki de bu kadar izole bir coğrafyada bulunmasından dolayı birçoğumuzun İzlanda hakkında pek bir fikri yok. Halbuki ülke dünyada eşi benzeri bulunmayan enfes bir doğaya sahip. İnsanları tahmin edilenin aksine oldukça güler yüzlü ve sıcakkanlı.

 

 

İzlanda’nın toplam nüfusu 370 bin civarında. Bu nüfusun yarısından fazlası ise başkent Reykjavik’te yaşıyor. Reykjavik, belki de dünyanın en güzel başkentlerinden birisi. Reykjavik’in sokaklarını süsleyen rengarenk, kutu gibi, dik çatılı evler masallardaki evleri andırıyor. Hepsinin kocaman pencereleri var. Şehir o kadar güvenli ki kimse perdelerini bile kapatmıyor. Dışarıdan bakınca, evlerin ahşap dekorları insanın içini ısıtıyor. Şehir ilk bakışta çok sakin ve huzurlu görünüyor. Öyle de gerçekten. Ama bununla birlikte hareketli bir sosyal hayata da sahip. Küçük bir şehre göre çok sayıda kafe ve bar bulunan bu şehirde, hangi mekana giderseniz gidin her yer kalabalık.

 

 

TURİZM ÜLKENİN DOĞASI ÜZERİNE KURULU

Atlas Okyanusu’nun en tepesinde bir başına konumlanmış olan İzlanda, konumu sayesinde kültürünü ve geleneksel yaşam tarzını korumayı çok iyi başarmış. Turistlerin ülkeye gelmesinde bunun büyük bir etkisi olsa da ülkenin çok iyi korunmuş doğası ülkenin turistleri çekmesinin başlıca sebebi. İzlanda’nın doğası gerçekten eşsiz! Dünyada gördüğünüz hemen hiçbir yere benzemediğine emin olabilirsiniz. Her yerde buzullar, fiyortlar, kimisi hala aktif olan yanardağlar, şelaleler, gayzerler olduğunu düşünün. Bir de yalnızca İzlanda’da yaşayan canlı türlerini ekleyin. Örneğin İzlanda’da arabayla gezinirken karşınıza sık sık İzlanda atları çıkıyor. Bol tüylü, karizmatik saçlı bir at türü. Cinsi bozulmasın diye İzlanda atlarının ne ülke dışına çıkarılmasına izin veriliyor, ne de ülke dışından İzlanda’ya at getirilmesine. İzlanda yollarında yine arabayla inerken “puffin” ismi verilen deniz papağanlarını her an gökyüzünde görebilirsiniz.

 

 

TABLO GİBİ MANZARALAR

İzlanda’yı 360 derece çevreleyen 1 numaralı otoyolda ilerlerken bir ressamın tablosundan fırlamış gibi duran ve en ünlüleri Mýrdalsjökull ve Eyjafjallajökull olan tepesi karla kaplı yanardağlar hemen araçtan inip fotoğraf çekme istediği uyandırıyor insanda. “Eyyafyallayökük” diye okunan Eyjafjallajökull’u duymuş olmaz ihtimaliniz yüksek. Zira 2010 yılında aktif hale gelmişti ve çıkardığı dumanlarla Avrupa hava trafiğini günlerce aksatmıştı.

İzlanda’nın en güzel  şelalelerinden birisi kesinlikle Seljalandsfoss. Eyjafyalljökull buzulunun eteklerinde, tam 60 metre yükseklikten akan bu şelalenin arkasına geçmek de mümkün. Hem şelale, hem de etrafındaki manzara enfes. Gullfoss ve Skogafoss ise diğer mutlaka görülmesi gereken şelaleler.

İzlanda’nın en etkileyici ve benzersiz doğal güzelliklerinin başında gayzerler geliyor. Ülkenin batısındaki Geysir bölgesinde yoğunlaşmış olan gayzerler beş ya da onar dakikalık aralıklarla 20-30 metre yüksekliğe su fışkırtıyor ve izleyenlere görsel bir şölen yaşatıyor. Ülke, başta Amerika ve Avrasya tektonik plakalarının birbirinden ayrıldığı noktada yer alan Thingvellir Milli Parkı olmak üzere çok sayıda milli parka da ev sahipliği yapıyor.

 

 

KUZEY IŞIKLARI

Doğanın en büyüleyici olaylarından birisi kesinlikle gökyüzünde dans ediyormuş izlenimi veren kuzey ışıkları. Genellikle Eylül sonuyla Mart ayları arasında geceleri ortaya çıkan kuzey ışıklarının dünya üzerinde en iyi görülebildiği yerlerden birisi de İzlanda. Tabii bu İzlanda’ya her giden kişi kuzey ışıklarını görecek anlamına gelmiyor. Zira öncelikle havanın açık olması gerekiyor. Bir de şehir ışıklarından uzakta bir noktada olunması görme şansını artırıyor. Bununla birlikte İzlanda’daki bazı kasabalarda halk, bu büyüleyici ışıkların iyi gözlemlenebileceği tarihlerde haberleşerek evlerindeki tüm ışıkları kapatıyorlar.