Gelecek Turizmde Blog

6/27/2016

SOKAK SANATI, CANLANDIRIR!

NİLAY ÖRNEK

Şehri Verimli Kullanma Kılavuzu, birinci konu… Şehrin gri, hiçbir şeye benzemeyen ‘yan duvarlarını’ alın, onları sanatçılara bırakın. Sonra şehir turizmini sevenler için küçük fotoğraf turları düzenleyin. Biz de gezelim… Olmaz mı?

“Her apartmanın kullanılmayan atıl bir tarafı var. Ne önü, ne de arkası.
Bizi ayıran ‘yan duvarlar'.
Bizi bölen, geçen zamanı, kirli havayı, çarpıklıkları hatırlatan devasa yüzeyler.
Yan duvarlar en kötü özelliklerimizi gözler önüne serer. Kararsızlığı, çöküntüyü, geçici çözümleri ve halının altına süpürdüğümüz pislikleri hatırlatırlar.” 

İşte o atıl alanları değerlendiren, güzelleştiren, birer sanat eserine dönüştürüp üzerine de onun için turlar düzenleyen birileri var. Onlardan, daha doğrusu yaptıkları çok güzel işlerin birinden bahsedeceğim. Uzun zamandır istediğim bir şey; bir tür ‘Şehri Verimli Kullanma Kılavuzu’ yapmak.

Belki bu yazılar da buna vesile olacak…

ÇÖP KUTULARINDAN KARAKTERLER

Lizbon’da muhteşem sanat eserleri var. Sadece apartman yüzeylerindeki yüzlerce yıllık fayansları, müze, park ya da galerilerdekileri kastetmiyorum. Bir de ‘yan duvarlar’dakiler var. Ya da çöplerin üzerinde, unutulmuş bölgelerde… Muhteşem sokak sanatı eserleri. Bizim asla içine cam şişe atmayı beceremediğimiz dev yuvarlak çöp kutuları var ya; Lizbon’da onların her biri resimlerle dolu. Hatta birinden ‘minyon’ yapmışlardı; pek bir espriliydi.

‘AL SANA TUVAL’

Lizbon’da, otobüsle bir müzeye doğru giderken, çok ama çok güzel bir duvar resmi gördüm. Öyle etkileyiciydi ki, indik ve bir kilometre geriye yürüdük. Yol kenarındaki işlevsiz bir binanın üç tarafı sanatla çevrilmişti. Ve bir tabela gördüm. ‘Açıkhava sanat projesi duvarı 7’.Oradaki minik barkodu okutunca, yönlendirildiğiniz siteden öğreniyorsunuz ki, “Underdogs”, dünyaca ünlü sanatçıları, ağırlıklı olarak dev duvar resimleri yapanları ülkeye davet ediyor. Ve dev bir duvarı gösterip “İşte sana tuval!” diyorlar. Bazı resimler de birkaç kişiyle ortak çalışma. Sainer, Pixel Pancho, Nunca, Akarleone, Vhils, Ernest Zacharecic gibi sanatçıların eserleri Lizbon sokaklarını bambaşka bir hale dönüştürmüş.

İstanbul’da Kadıköy Belediyesi’nin yaptığı, ağırlıkla Yeldeğirmeni’ndeki binaları güzelleştiren çalışma da aslında buna çok benziyor. Belediye, yerli ve yabancı sanatçılara bütçe ayırarak bu ‘güzelliği’ yaptı. Ama bunu sürekli, planlı ve üzerinden yürünebilecek bir proje halinde yapmak da başka bir şey.

 

SOKAK RESİMLERİNE TUR

Underdogs, Portekiz’in başkenti Lizbon’da 2010’da kurulmuş, 2013’ten beri de açık faaliyet yürüten bir kültür platformu. İnternet sitelerine baktım, şehrin dört bir yanındaki duvar resimlerine tur düzenleniyor. Turlara katılıp hem şehri geziyor, hem de eserleri görüyorsunuz. Bu arada kendiniz gezmek isterseniz de, galerinin sitesinde sanatçılarla eserleri haritalarla bir arada bulabilirsiniz.

Underdogs’un projesi bununla da bitmiyor; onlar ve ortak kafada olanlar, şehrin kör noktalarını değerlendirmek adına başka projeler de yapıyor.

Bizim gibi pek çok güzelliği griye boyayanlar için biraz hayal gibi değil mi?